Deutsch/German العربية/ Arabic Türkçe/Turkish Cesky/Czech 中文/Chinese Română/Romanian Svenska/Swedish Ελληνικά/Greek Polski/Polish Italiano/Italian Français/French Español/Spanish English/English Русский/Russian

 

"The health of mother nature" 
Ölüm bağırsakta duruyor!
(Doğum yaklaşık M.Ö. 460 - ölüm M.Ö. 370, Hipokrat Kos tarafından)
 
Bağırsak (Latince intestinum, Eski Yunanca ἔντερον) sindirim sisteminin en önemli parçasıdır.
 
Neden probiyotikler (Yunanca pro bios = "ömür boyu")
Probiyotikler, canlı bakterilerin bağırsak florasının oluşturulmasını içeren ilaç ve besin takviyeleridir. Probiyotikler, nerede bir bağırsak florasının ortamını değiştirmek gerekirse, orada meşru bir şekilde kullanılır. Yaşam ve yeme alışkanlıkları konusundaki mevcut durumumuz göz önünde bulundurulduğunda hiçbir kimsenin sağlıklı bir bağırsak florasına sahip olduğu söylenemez. Örneğin, insanların çoğu hayatı boyunca en azından bir defa antibiyotik kullanır. Bu ilaçlar çok önemlidir ve gerçektende hayat kurtarırlar ama bizim sağlıklı olan bağırsak florasına da zarar verirler. Bu ilaçları kullandıktan sonra, yani antibiyotik tedavinin akabinde bağırsak florası tekrar eski sağlıklı haline gelemez veya yeterince sağlıklı bir şekilde işlemez. Bağırsaklarda doğal bakteri sayılarında bir değişiklik meydana gelir. Rotting bakterileri ve genelde mantarlar bağırsakta aşırı çoğalırlar. Bu zararlı mikropların metabolik ürünleri asit ile birlikte zehirlenmeye dönüşmesine neden olur.
 
Koruyucular ya da diğer gıda katkı maddeleri sağlıklı bir bağırsak florasının doğal gelişimini rahatsız eder.
Yabancı mikroplara kapı açıktır; mikroplar bağırsakta aşırı bir şekilde yayılırlar. Buda bir patolojik ortam değişimine ve aşırı asitleşmeye yol açar.
 
Ne kadar süre probiyotik alınmalı?
Çoğu durumda probiyotik kullanmak ömür boyu uygundur. Günümüzün yaşam tarzı (örneğin, çok stres, gürültü, sağlıksız beslenme, toksik kontamine gıdalar, vs) ve artan çevresel stres sebebiyle, bağırsak florası sağlıksız bir ortamda bulunduğu için sürekli tehdit altındadır. Bağırsaktaki yararlı bakteri seviyesi azalır ise kötü bakteriler tekrar üstünlüğü elde ederler. Benim uzun yıllar sonucu gözlemime göre, günlük ve yaşam boyu sağlıklı bağırsak bakterileri öneririm. Diğer ülkeler de örneğin Kafkaslar, günlük laktik kefir ürünü içerler (laktik, lütfen süt ile karıştırmayın). Bu millet hakkında güçlü bir sağlığa sahip oldukları ve yaşlılık oranının oldukça yüksek olduğu söylenir. Bu laktik asit bakterilerinden kaynaklanmaktadır.
Sigara içenlerde Crohn hastalığı gelişme riski sigara içmeyenlere göre iki kat daha yüksektir.
 
Kronik bağırsak iltihabı aracı olan tütsü
Kronik bağırsak iltihabı olarak Morbus Crohn hastalığı (hemen hemen tüm bağırsak bölümlerde) ve ülseratif kolit (tercihen kolonda) sayılır. Her ikisi de otoimmün hastalıklar olarak adlandırılmaktadır ve burada bağışıklık sisteminin kendi vücut dokularına karşı şimdiye kadar bilinmeyen bir nedenle yönlenir. Hastalıklar genellikle aralıklı olarak vuku bulur. Hastalar kramplı karın ağrısı, şiddetli ishal ve ateşten şikayetçi olurlar. Açıkçası buna bu modern (ve çoğu zaman sağlıksız) yaşam tarzı sebep olur: Hastalığın oluşumu ilk olarak 80 yıl önce neredeyse sadece batıdaki sanayileşmiş ülkelerde teşhis edilmiştir.
 
Alevlenmeler sırasında hastaların çoğu bağışıklık sistemini bastıran (örneğin kortizon, siklosporin gibi) ve genellikle ciddi yan etkilere neden olan güçlü ilaçlara bağlıdırlar. Ancak Hindistan'dan eski bir şifalı bitki olan tütsü, iltihaplarla mücadeleye yardımcı olur ve önemli ölçüde daha az yan etkileri vardır.
 
Örneğin Mannheim Üniversitesi Hastanesinden Dr. Henning Gerhard iyi sonuçlar elde etti. Kendisi 1990'ların ortalarından itibaren 50 Morbus Crohn hastasına Hint tütsüsü ile tedavi gerçekleştirdi. Sekiz hafta sonra belirtiler hastaların üçte birinde tamamen azalmıştır. Bunlar hemen akabindeki altı yıl içerisinde tekrar meydana gelmiştir fakat çok daha zayıf bir şekilde olmuştur. Hastaların neden başka ilaçlar ile tedevi edildikleri ve bu ilaçların bazılarının önemli yan etkileri olmasına rağmen kullanıldığı benim acımdan kesinlikle anlaşılamaz bir durumdur. Özellikle tedavisi zor bir kronik bağırsak iltihabı hastalığında ilk tercih doğal iyileşme süresi olmalıdır. Ama başka hiçbir acıdaki bağlantı "zararlı" beslenmede olduğu gibi açık değildir (çok, çok yağlı, çok sık, çok tatlı, çok geç, çok pişmiş, yanmış, ışınlanmış, denatüre ve yüklü). Yine de hastaların çoğu (örneğin, M. Crohn, divertikülit, kolit vb), beslenmesini değiştirmek yerine muzdarip olmaya devam ediyorlar.
 
ENTEPO® von PROPHYLAXE Company Ltd probiyotik mikroorganizma ve saf bitkisel lif içeren bir besin takviyesidir. Sağlığın iyileştirilmesi için katkıda bulunabilen probiyotik aktif maddeler içerir.
 
ENTEPO® von PROPHYLAXE Company Ltd (60 kapsül)
- dengeli bir bağırsak florasının güçlendirilmesine katkı sağlar
- doğal bağırsak florasının işlevlerini destekler
- hayvansal protein, gluten, süt, laktoz ve maya içermez
 
İçerik: İnülin, mikrokristalin selüloz dolgu, kaplama selüloz, tütsü tozu, probiyotik bakteriler [Bifidobacterium bifidum, Lactobacillus acidophilus, Bifidobacterium lactis, Lactobacilus Bulgaricu, Bifedobacterium breve, Lactobacilus Rhamnosus, Lactococus Lactis, Bifidobacterium longum].
 
Tavsiye edilen doz:
Günlük bir kapsül 541 mg. Elverişli olan tüketim akşam yatmadan önce veya sabah kahvaltıdan 1/2 saat öncedir.